Şüphesiz geçen haftanın en çok konuşulan, haber siteleri ve programlarında tartışılan, Avrupa ve ABD’nin önde gelen basın ve yayın kuruluşlarının geniş yer verdiği, Devletimizin zirvesinde de pozitif yoruma mahzar konu, Emekli Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanması idi..
İnsan olduğunu düşünen ya da iddia eden hiç kimsenin tasvip etmeyeceği, kalleşce cinayete kurban giden Agos gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı Hrant Dink'in geçen hafta beşinci senei devriyesi idi. Aynı zamanda beş yıldır süren davada temyiz yolu açık olmak üzere karar da verildi.
Müjde sevgili okurlarım, memleketimizin tüm sorunları bitti. İktidar parti geçen hafta yine kuyuya bir taş attı tüm ülke çıkarmaya çalışıyor. Gelin kuyuya atılan taşın evveliyatına birlikte bakalım. Bana göre yıllardır hepimizin anlamlarını bilmeden çok sahiplendiğimiz ya da nefret ettiğimiz ve süre
Demokrasi, şeffaflık, derin devleti yok edelim derken, “kantarın topuzunu kaçırıyor muyuz?” diye, düşünelim diyorum. Ergenekonla başlayıp, ilk zamanlarda kanıksanan ve şok etkisi yaratan tutuklamalar, gözaltılar artık bu ülkede suçlu kim olursa olsun, makamı, mevkisi, tahsili, ekonomik durumu, nüfus
Gündemimizin hassas ve en önemli konusu; herkese göre "MİLLİ EĞİTİM" olan ve bu meyanda tartışılan, bana göre "MİLLİ ÖĞRETİM" olması gereken ve süresinden, zorunluluğundan ziyade, içeriği ve olması gerekenlerinin tartışılması şart olan, geleceğimizin asıl harcı ve inşaası olduğuna inandığım öğretim
İdeolojik ve siyasi ayrımları fırsat bilen iç ve dış mihrakların her alanda olduğu gibi İşçiler üzerinden de güzel ülkemizi karıştırdıkları en önemli güne ramak kaldı.
“Türk futbolu ciddi bir sınavdan geçiyor” cümlesini sanırım bu sene duyduğumuz kadar hiçbir sene duymamışızdır. Hazırlıklı olun ve kendinizi alıştırın sevgili futbolseverler. "Ama gerçek futbolseverler"…
Faşist polis mi? Cemaatçi polis mi? En iyisi mi? Hiçbiri… Olması gereken "Devletin Polisi"…